﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadın, kadınca, kadınlara özel &#187; aile</title>
	<atom:link href="/yasam/aile-yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kadinlariz.com</link>
	<description>moda, güzellik, zayıflama, diyet, saç bakımı, makyaj, cilt bakımı, aşk, doğum, hamilelik, bebek ve çocuk bakımı, magazin, evlilik, gelinlik, astroloji, burclar, kadın hastalıkları, estetik, şifalı bitkiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Jan 2015 16:13:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>aile tipleri</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aile-tipleri.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aile-tipleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2010 23:40:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile çeşitleri ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile tipleri ve akrabalar]]></category>
		<category><![CDATA[aile tipleri ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile tipleri ve özellikleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[aile ve çocuk yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin çocuğa etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin çocuğun gelişimindeki önemi]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin çocuk üzerindeki etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[çekirdek aile]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik aile]]></category>
		<category><![CDATA[geniş aile]]></category>
		<category><![CDATA[monogami]]></category>
		<category><![CDATA[poligami]]></category>
		<category><![CDATA[sert aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=9066</guid>
		<description><![CDATA[
AİLE NEDİR AİLE ÇEŞİTLERİ
Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-9065" href="/yasam/aile-yasam/aile-tipleri.html/attachment/aile-tipleri"><img class="size-large wp-image-9065 alignleft" title="aile tipleri" src="/wp-content/uploads/2010/10/aile-tipleri-230x200.jpg" alt="" width="230" height="200" /></a></p>
<p><strong>AİLE NEDİR AİLE ÇEŞİTLERİ</strong></p>
<p>Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile kişi sayısına göre yada ailenin yaşayış durumuna göre farklı gruplara ayrılır. Ailede yaşayan kişi sayısına göre aileler çekirdek aile ve geniş aile olarak 2 gruba ayrılır.</p>
<p><strong>Ailede yaşayan kişi sayısına göre aile çeşitleri:</strong><br />
<strong>1) Çekirdek Aile:</strong></p>
<p>Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye &#8220;çekirdek aile&#8221; denir. Çağdaş toplumlarda, yeni evlenen çiftler genellikle baba evinden ayrılarak yeni bir evde yaşamaya başlarlar. Bu tip ailelere çekirdek aile diyoruz.</p>
<p><strong>2) Geniş Aile:</strong></p>
<p>Anne, baba, kızlar, damatlar, oğullar, gelinler ve torunların aynı çatı altında yaşadığı ailelere geniş aile denir. Bu gelenek, tarıma dayalı geleneksel yapısını koruyan birçok toplumda bugün de sürmektedir. Bu tip aile günümüzde giderek azalmaktadır. Sanayileşmiş çağdaş toplumlarda, özellikle kentlerde geniş aileler yerini giderek küçük ailelere bırakmıştır.</p>
<p><strong>Evliliğe göre Aile Çeşitleri:</strong></p>
<p><strong>1) Monogami</strong>: Evlilik bağının yalnızca bir erkek ile bir kadın arasında kurulabileceği tekeşli evlilik anlamına gelir. Bu tür evliliklere monogami denir.</p>
<p><strong>2) Poligami:</strong> Bir erkek birden çok kadınla, bir kadın birden çok erkekle evlenebilir. Çokeşli bu tür evliliklere poligami denir. Bir erkeğin birden çok kadınla evliliğine poligini adı verilir. Bu tür evlilikte aynı evin içinde her kadının kendi çocuklarıyla birlikte oturduğu ayrı birimler oluşur. Bu geleneğe bazı Asya ve Afrika ülkelerinde, özellikle zenginler arasında yaygın olarak rastlanır. Buna karşılık bazı toplumlarda, örneğin Hindistan&#8217;daki Toda&#8217;lar ve Nayar&#8217;lar arasında kadınların birden çok erkekle evlenmesi olağandır. Buna da poliandri denir.</p>
<p><strong>Otoriteye göre Aile Çeşitleri:</strong></p>
<p><strong>1) Ataerkil Aile</strong> : Otorite babaya aittir. Baba mutlak bir otoriteye (büyük yetkilere) sahiptir. Örneğin bütün mülkiyet babaya aittir. Akrabalık erkek soyundan geçer. Bu aile türü de kalabalık aile özelliğine sahiptir.</p>
<p><strong>2) Anaerkil Aile :</strong> Otoriteyi (erki) annenin büyük erkek kerdeşi kullanır. Akrabalık kadın soyundan geçer. Kalabalık aile özelliği gösterir.</p>
<p><strong>Çocuk Yetiştirme Konusunda Aile Tipleri</strong>:</p>
<p><strong>1) Sert Aile:</strong> Sert aile çocuk yetiştirirken uyguladığı davranışlar:</p>
<p>- sevgi azdır,<br />
- sert davranır,<br />
- kurallar aşırıdır,<br />
- güce dayalı ilişki vardır.</p>
<p><strong>Sert Ailenin çocuğu büyüyünce nasıl olur:</strong><br />
- başkalarına bağımlı olur,<br />
- tedirgin ve güvensiz olur,<br />
- sorumlu olmaz,<br />
- akranları ile daha az ilgilenir,<br />
- sessiz ve uyumlu hatta içine kapanık olur,<br />
- yetişkin denetimi olmadığı zaman şaşkındır.</p>
<p><strong>2) Gevşek Aile</strong>: Gevşek ailelerin çocuk yetiştirirken uyguladığı davranış şekilleri:</p>
<p>- Kurallar yoktur,<br />
- fazla denetim çabası yoktur,<br />
- istediği yaşama izin verilir.</p>
<p><strong>Gevşek aile çocukları büyüyünce nasıl olur:</strong><br />
- Kurallar hiç yoktur,<br />
- zorluklardan hep kaçar,<br />
- bağımsız gözüksede aşırı davranışları ile birinin ilgisini çekmek ister,<br />
- kendine güvenmez.</p>
<p><strong>3) Demokratik aile</strong>: Demokratik ailenin çocuğuna davranışları:</p>
<p>- Sıcak bir ilişki vardır,<br />
- denetim vardır,<br />
- kurallar nedeni ile açıklanır,<br />
- kurallara tepkisi dinlenir,<br />
- kendini savunması için söz hakkı varilir,<br />
- bağımsız davranışları desteklenir.</p>
<p><strong>Demokratik ailenin çocuğu büyüyünce nasıl olur:</strong></p>
<p>- Çevresiyle sıcak bir ilişki kurar,<br />
- becerikli ve güvenli olur,<br />
- atılgan ve bağımsızdır,<br />
- gerçekçi olur.</p>
<p>Ailelerin çocuk büyütürken gösterdiği davranışlar ve söyledikleri çocukların büyüyünce nasıl bir insan olacaklarının göstergesidir. Yukarıda gördüğümüz aile tipleri ve çocuklarına davranışları gördüğünüz gibi çocuğun tüm hayatını etkilemektedir. BU nedenle iyi bir çocuk yetiştirmek istiyorsak demokratik aile olmaya özen göstermeliyiz. Çocuğumuzu hep küçük olarak görmek yerine onunda bu dünyada bir fert olduğunu düşünerek söz hakkı vermeliyiz.</p>
<p>Bu aile tiplerinin yanı sıra <strong>yaşam şartlarına göre değişebilen aile tipleri</strong>de vardır.<br />
Köy, kasaba ve kent aileleri, gecekondo ailesi, göçebe aşiret ailesi gibi aile tipleride sayılmaktadır.</p>
<p><strong>Anayasada Aile:</strong></p>
<p>Aile konusunda Anayasa’mızın 41. maddesinde aşağıdaki düzenlemeye</p>
<p>yer verilmiştir:</p>
<p>Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması<br />
ve aile plânlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır teşkilâtı kurar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aile-tipleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yeni doğan bebek bakımı</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/yeni-dogan-bebek-bakimi.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/yeni-dogan-bebek-bakimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 00:16:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek ihtiyaçları]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek kıyafetleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek ne zaman görmeye başlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan bebek sarılık sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=6901</guid>
		<description><![CDATA[
YENİ DOĞAN BEBEK BAKIMI
Yeni doğan bebek ilk 48 saat içinde ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-6904" href="/yasam/aile-yasam/yeni-dogan-bebek-bakimi.html/attachment/bebek-bakimi-2"><img class="size-full wp-image-6904 alignleft" title="bebek-bakimi" src="/wp-content/uploads/2010/07/bebek-bakimi1.jpg" alt="" width="224" height="250" /></a></p>
<p><strong>YENİ DOĞAN BEBEK BAKIMI</strong></p>
<p>Yeni doğan bebek ilk 48 saat içinde sağlık personeli yada hekim tarafından değerlendirilmeli, ayrıntılı muayenesi yapılmalıdır. Erken dönemde ortaya çıkan yeni doğan sarılıkları ayrı bir önem taşır. Yine ilk 48 saat içinde bebeğin koyu renkli, şekilsiz, yapışkan nitelikli ille kakasını yapması beklenir. Anüsün (dışkı açıklığı) kontrol edilmelidir. Muayene öncesi ve sırasında annenin katkısı alınmalı, öykü alma yanısıra muayene sonuçları yönünden anne bilgilendirilmelidir. Ancak bu bilgilendirme , annenin gereksiz yere kaygılanmasına yol açmayacak biçimde yapılmalıdır. Bunun içinde gerekli iletişim teknikleri uygulanmalıdır.</p>
<p>Yeni doğan bebek ani uyaranlara (ses, ışık,temas gibi.) tepki verir, sıçrar, kollarını açar, ağlayabilir. Normal bir yenidoğan refleksidir. (moro refleksi ) Yine bir başka refleks, emme refleksi olup anne karnında iken de var olduğu gösterilmiştir.<br />
Yenidoğan bebeğin cildi, gri-beyaz renkli, yapışkan bir madde ile kaplıdır. bebeğin hassas cildini korur, üşümeyi önler.</p>
<p>Isı düzenlemesi yeterli olmayan yenidoğanın vücut ısısı düştüğünde önce el-ayaklarda, giderek yüz ve tüm vücutta morarma olur. Hemen ısıtılmalıdır. Üşüme dışında kan şekeri düşüklüğü ya da bazı doğumsal hastalıklar da morarmaya neden olabilir.</p>
<p>Derinin kuruluk, soyulmalar, doğum tarihinin uzadığını, anne karnında beslenmenin yeterli olamadığını düşündürür. Yenidoğanın yüz ve gövdesinde toplu iğne başı şeklinde ortası beyaz, çevresi kırmızı döküntüler olabilir. İlk hafta içinde kaybolur. Yine yüzde, burun üstünde küçük sarı-beyaz döküntüler de normaldir. Yenidoğanın göbek kordonu kanama ve enfeksiyon yönünden kontrol edilmelidir. Göbek 5-10 günde kuruyarak düşer.</p>
<p>Göbek yarasından bir kaç gün kanlı ya da kansız sızıntı olabilir. Gerek göbek düşmeden önce, gerek düştükten sonra 1-2 gün kurumayı hızlandırmak ve enfeksiyonu önlemek için göbek yarasına her gün 1 kez antiseptik uygulanır. Göbeğin ıslanmaması için bağlanırken bezin üstünde kalmalıdır.</p>
<p>Genelde ilk banyo göbek düştükten bir gün sonra yapılır. Ancak sağlıklı bebeklerden, düşmeyi beklemeden de banyo yapılabilir. Bebek yıkanmaksızın ilk günler 37 C ısıtılmış su ile ıslatılmış yumuşak bezle silinerek de temizlenebilir. Pudra kullanılmamalıdır.</p>
<p>Yenidoğan bebeğin başı ilk günlerde kemiklerin üst üste binmesi nedeni ile küçük olabilir. Bazen bebek başının doğum kanalında sıkışmasına bağlı olarak cilt altında kanamalara bağlı şişlikler olabilir. Hiç bir şey yapmaksızın izlemeyi gerektirir. Gözlerde çapaklanma varsa, kaynatılmış ılıtılmış su ile ıslatılmış steril gazlı bez ile çok bastırmadan burun kökünden dışa doğru silinir.</p>
<p>Burun ve kulağın içine ucu pamuklu çubuklar sokarak temizleme gereği yoktur, sadece ucundan temizlenir.</p>
<p>Bebeklerde alt bakımı özenle yapılmalıdır. özellikle kız çocuklarda bu bölge önden arka doğru her gün hafifçe silinir, iyice durulanır ve kurulanır. Kız bebeklerde ilk günlerde anneden geçen hormonlar ile kanama olabilir, bir kaç günde kaybolur.</p>
<p>Erkek çocuklarda penis ucunda darlık olabilir. İleri dönemde darlığın ısrarla sürmesi idrar yolu enfeksiyonu riskini arttırır. Erken sünnet önerilir. Yine anneden geçen hormonlar ile gerek kız, gerek erkek yenidoğanda tek ya da iki taraflı memelerde şişkinlik olabilir, sıkınca süte benzer sıvı gelebilir. Kendiliğinden geçer, hiç bir şey yapılmaması uygundur.</p>
<p>Yenidoğanların çoğu, doğumdan hemen sonra idrar yaparlar. İlk 24 saat içinde hiç idrar yapmamış ise mutlaka değerlendirilmelidir. İlk günlerde idrar sayısı az olmakla birlikte sonraki günlerde günde 5-6 kez idrar yapan yenidoğanın anne sütü alması kesinlikle yeterlidir.<br />
kaynak: bitkisel sözlük.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/yeni-dogan-bebek-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>doğum kontrol yöntemleri</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/dogum-kontrol-yontemleri.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/dogum-kontrol-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 01:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol iğneleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolünde takvim yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[en çok koruyan doğum kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[erkek doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[spiral kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=5641</guid>
		<description><![CDATA[
DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ
Tüm aileler ve bireyler kendi doğurganlık davranışları konusunda ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-5640" href="/yasam/aile-yasam/dogum-kontrol-yontemleri.html/attachment/dogum-kontrolu"><img class="size-full wp-image-5640 alignleft" title="dogum kontrolu" src="/wp-content/uploads/2010/06/dogum-kontrolu.jpg" alt="" width="350" height="284" /></a></p>
<p><strong>DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ</strong><br />
Tüm aileler ve bireyler kendi doğurganlık davranışları konusunda doğru bilgiye dayalı, bilinçli ve gönüllü bir seçim yapmalıdırlar. Böylece istemedikleri gebeliklerden sağlıklı ve etkin bir biçimde korunabilirler.</p>
<p><strong>Doğal Yöntemler</strong></p>
<p>Doğal aile planlaması çiftlerin doğurganlık bilinci ile gebeliği önlemeyi ya da oluşturmayı sağlayan bazı kuralları birlikte uygulaması olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü, doğal aile planlamasını, manstrüel sişkusun (adet sişkusu) fertil ve infertil dönemlerinde, doğal belirti ve semptomları gözleyerek gebeliğin planlanması ya da gebeliğin önlenmesi yöntemleri olarak tanımlamıştır.</p>
<p><strong>Doğal Yöntemlerin Etkinliği %75’dir</strong>.</p>
<p><strong>Servikal Mukus Yöntemi (Rahim Ağzı Salgısı)</strong><br />
Kadın vajinadaki salgıyı kontrol eder. Gözlemini ve salgının eldeki hissini her gün kaydeder. Ovülasyon (yumurtlama) yaklaşırken mukus artar, incelir ve rengi berraklaşır. Daha elastik ve kaygan olur. İki parmak arasında yavaşça uzatılabilir. Bu tür mukus spermlerin yaşamsını ve yumurtaya doğru ilerlemesini sağlar. Ovülasyondan önce ve sonraki dönemlerde mukus azalır ve yapışkan bir hal alır. Vajen kuru hissedilir. Mukusun arttığı bu dönemde cinsel perhiz yapılır.</p>
<p><strong>Bazal Vücut Isısı Yöntemi</strong></p>
<p>Ovülasyondan sonra salgılanan pregesteron hormonu ısı arttırıcıdır. Yeni vücut ısısını 0,2 ?C ile 0,5 ?C arasında yükseltir ve bir sonraki menstrüasyona kadar yüksek ısıda tutar. Bu yükselişe termalleşme denir ve bu da bazal vücut ısısı yönteminin temelidir. Ovülasyon denime, vücut ısısını izleyerek saptanabilir.</p>
<p>Cinsel perhiz, menstrüel kanamanın ilk gününden, ısı artışının saptandığı 3. günün sonuna dek sürdürülmelidir. Isı çizgisinin üstünde 3 ısı kaydedene kadar beklenmelidir. Bir sonraki menstrüel kanama başlayana kadar cinsel perhize ara verilir.</p>
<p>Bu yöntem tek başına kullanılmamalıdır. Servikalmukus ve/veya servikal palpasyon (elle muayene) yöntemleri ile birlikte kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Servikal Palpasyon (Rahim Ağzını Parmakla Muayene) Yöntemi</strong></p>
<p>Kadın kendi kendini elle muayene ederek, servikal (rahim ağzı) kenarındaki değişiklikleri tanımlayabilir. İnfertil (güvenli) dönemde serviks,dış ağzı kapalıdır ve elle kolayca ulaşılır. Yaklaşan yumurtlama (ovülasyon) ile birlikte ostrojen harmonu düzeyi yükseldikçe serviks yumuşar. Yukarı doğru çekilir ve dış ağızı açılır. Ovülasyondan ortalama 4-5 gün nce yumuşamanın başlaması belirgin hale gelir. Elle rahim ağzı daha zor ulaşılır bir hal alır ve ele gelince de yumuşaktır. Eşler servikste ilk değişikliklerin belirlendiği andan, serviksin kolayca hissedildiği, sert olduğu ve ağzının kapalı olduğu zamana kadar cinsel ilişkide bulunmamalıdır.</p>
<p><strong>Takvim Yöntemi</strong></p>
<p>Kadının bir periyodu 30 gün kabul edilirse ovülasyon adetin başlangıcından 16-18 gün sonradır. Buna göre adetin başladığı gün birinci gün olursa, adetin başlangıcından sonraki 14 ile 21. gün arası döllenme için en riskli dönemi oluşturmaktadır. Bu dönemde cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Menstrvel sişkusun süresinin tam bilinememesi ve bir çok nedenden de etkilendiği için güvenli bir yöntem değildir ve kullanılmamalıdır.</p>
<p><strong>Geri Çekme</strong></p>
<p>Cinsel ilişki sırasında erkeğin cinsel organının, boşalmadan önce vajenden çıkartılıp, meninin vajen dışına boşaltılmasıdır. Başarı oranı %75’dir. Başarı ile uygulandığında bile kadında ve erkekte psikolojik ve fizyolojik sorunlar ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>Vajinal Yıkama</strong></p>
<p>Bazı kadınlar, vajina duvar ve kanalındaki spermleri yıkayıp atma düşüncesi ile cinsel ilişkiden hemen sonra vajinayı su ile yıkamanın gebeliği önlediğine inanır. Bu yöntem doğum kontrol yöntemi olarak tamamen etkisizdir. Çünkü spermlerin birkaç saniye içinde servikal mukusa geçebilirler.</p>
<p><strong>Emzirme ve Gebeliğin Önlenmesi</strong></p>
<p>Adet kanaması olmadıkça emzirmeyle gebelikten korunma yöntemi olarak tanımlanan bu yöntem özellikle doğumdan sonraki ilk aylarda, süt veren kadınların, belli koşullarla doğal olarak doğurgan olmadığı düşüncesine dayanır. Emzirmenin her koşulda gebelikten korumadığı bilinmelidir. Belli koşullarda ve belli süre için emzirme ile korunabilinir. En fazla 6 ayı düzenli emzirme ve adet görülmemesi koşullarında emzirme, kadının bu dönemde yeniden ovülasyona ve adet görmesini geçiktirir. Etkinliği %85’dir.</p>
<p><strong>Bariyer Yöntemler</strong></p>
<p>Spermin rahim boşluğuna geçmesini engelleyerek gebelikten korurlar. Bariyer yöntemleri güvenlidir, yan etkileri yoktur, birlikte kullanımı etkinliklerini arttırır. Kondom (prezervatif), dioatrem ve spermisitler bu yöntemlerdendir.</p>
<p><strong>Kondom</strong></p>
<p>Cinsel ilişki sırasında penise takılan bir kauçuk kılıftır. Spermin vajinaya girmesini engeller. Sperisitler ile birlikte kullanılması etkinliğini arttırır. Doğum kontrolü dışında, AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını önler.</p>
<p><strong>Diyafram</strong></p>
<p>Diyafram rahim ağzını örten, kenarları daha sert, kauçuk bir araçtır ve servikal açıklığa uygulanan spermisit jel ya da krem ile birlikte kullanılır spermisit madde diyafram tarafından fiziksel olarak engellemeyen spermleri öldürür.</p>
<p><strong>Spermisitler</strong></p>
<p>Vajinal spermisitler, spermlerin servikse ulaşmadan etkisiz hale getirilmeleri için vajinaya konur. Köpük, tablet, krem şeklinde bulunurlar. Diğer doğum kontrol yöntemlerine göre etkinliği daha azdır. Etkinliğini artırmak için kondom veya diyafram ile birlikte kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Oral Konto Septitler (Doğum Kontrol Hapları)</strong><br />
<strong><br />
Doğum kontrol hapları şunlardır;</strong></p>
<p>- kombine doğum kontrol hapları<br />
- Yalnız prefesteron içeren haplar (mini haplar)<br />
- Ertesi gün hapı</p>
<p><strong>Kombine Doğum Kontrol Hapları</strong></p>
<p>Çok güvenilir bir doğum kontrol yöntemidir. Östrojen ve progesteron hormonları birlikte bulunur. Ostrojen, yumutlamayı (ovulosyonu) baskılar ve döllenmiş yumurtanın gelişmesini engeller. Progesteron rahim ağzı sıvısının azaltıp kıvamının artmasına neden olarak spermlerin geçişini engeller. Etkinliği%99,9’dur. En etkili yöntemdir. Her gün hormon içeren haplardan bir tane alınır. Kullanımı kolaydır. Yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır, iyi huylu meme hastalıklarını azaltır. Kemik erimesi riskini azaltır. Hap kullanmaya son verdikten sonra doğurganlık yeteneği tekrar devam eder. Kullanmaya başlamadan önce gebelik testi ile gebelik olup olmadığı saptanmalıdır. Meme kanseri, kan pıhtılaşması olanlarda, kalp hastalarında, karaciğer hastalarında kullanılmamalıdır. 6 aylıktan küçük bebek emzirenlerde, sigara içenler, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, migren, depresyon tanısı olanlarda ise kontrol altında kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Yalnız Progesteron İçeren Haplar (Mini Haplar)</strong></p>
<p>Ostrojen içermezler ve kombine doğum kontrol haplarına göre daha az progesteron içerirler. Kadında doğal olarak oluşan rahim ağzı sıvısını kalınlaştırarak spermin geçişine engel olur ve yumurtlamayı %50 oranında engeller. Etkinliği %96’dır. Her gün aynı saatte alınmalıdır. Emziren kadınlarda kullanılabilir. Ostrojenin yan etkilerinden dolayı kombine doğum kontrol hapı kullanmayan kadınlarda kullanılabilir.</p>
<p><strong>Ertesi Gün Hapı</strong></p>
<p>Ertesi gün hapı doğum kontrol yöntemi değildir. Korumasız cinsel ilişkiden sonra, sürdürülmesi kesinlikle istenmeyen gebeliklerin, döllenmiş yumurtanın rahim yüzeyine yerleşmesinden önce önlenmesidir. Tecavüz gibi zorunlu durumlarda başvurulan bu haplar, kullanacak olan kişiye marka belirtilmeden ve paketinden çıkarılarak verilmelidir.</p>
<p><strong>Enjete Edilen Doğum Kontrol İlaçları</strong></p>
<p>Pregesteron içeren ilaçlardır. Ovülasyonu (yumurtlama) engeller. Ayrıca, spermin rahime girmesini engelleyen kalın bir servikal mukus da oluştururlar. 3 ayda bir kullanılırlar. Geçici kontrosptit yöntemlerinin en etkililerinden biridir. Adet düzensizlikleri yapabilir. Yumurtalık kanserine karşı da koruyucudur. Ciddi bir tıbbi sorunla karşılaşılmadıkça süresiz kullanılabilir. Hamile olan, karaciğer hastalığı, damarlarında pıtılaşma, meme kanseri, nedeni bilinmeyen kanamalarda kullanılmamalıdır.</p>
<p><strong>Deri Altı İmplantleri</strong></p>
<p>Beş yıl süreyle korunma sağlayan etkili, uzun süreli ve geri dönüşümlü bir doğum kontrol yöntemidir. Yapay hormon içeren yumuşak silikondan yapılmış altı ince ve esnek kapsül kadının üst kolunun iç kısmında derinin hemen altında küçük cerrahi bir girişimle yerleştirilir vücuda yavaş yavaş hormon salgılar. İçinde prefesteron hormonu ovülasyonu (yumurtlama) baskılayarak ve servikal mukusu, sperm geçişini engelleyecek biçimde kalınlaştırıp azaltarak gebeliği önler. En etkili doğum kontrol yöntemlerinden biridir gebelerde. Karaciğer hastalığı damarda pıhtılaşması olanlarda meme kanserinde kullanılmaz.</p>
<p><strong>Rahim İçi Araçlar (RİA)</strong></p>
<p>Günümüzde RİA, dünyada en yaygın olarak kullanılan geri dönüşümlü, uzun süre etkili doğum kontrol yöntemidir. Türkiye’de en çok Bakır T390A RİA kullanılır. Şekli T harfine benzer.</p>
<p>RİA rahim içine yerleştirilir, genellikle bakır ya da bir steroid hormon içeren, küçük plastik bir cisimdir. RİA spermin üst genital yollara ulaşmasına, yumurtanın (ovum) hareket etmesine engel olarak döllenmeyi engeller. Cinsel ilişkiyi etkilemeyen, güvenli ve çok etkili bir yöntemdir. Emziren kadınlar içinde uygundur.</p>
<p>RİA çıkarılıncaya kadar rahimde durur. Kendiliğinden düşerse vajinadan atılır. Rahim ağzında yara ya da kansere neden olmaz. Yerinde olup olmadığı klavuz ipi yoklanarak anlaşılır. 8 yıl kadar kullanılabilir. Cinsel yolla bulaşan (AİDS gibi) hastalıklara karşı koruma sağlamaz.</p>
<p>Kadının hamile olmadığından emin olunduğunda adet süresi boyunca herhangi bir zamanda uygulanabilir.</p>
<p><strong>Gönüllü Cerrahi Sterilizasyon</strong></p>
<p>Gönüllü cerrahi sterilizasyon (kısırlaştırma) bütün dünyada kabul gören ve giderek yaygınlaşan bir aile planlaması yöntemidir. Baka çocuk istenmeyen ve doğurganlıklarını sona erdirmek isteyen çiftler için en güvenli yöntemlerden biridir. Doğurganlığı kalıcı olarak sona erdiren 18 yaşını doldurmuş olan herkese rızası ile, evliyse eşinin de onayı alınarak işlem yapılabilir. Kadında tüp ligasyonu (tüplerin bağlanması), erkekte vazektemi (sperm kanallarının bağlanması) şeklinde yapılan işlem, eğer istenilirse mikro cerrahi yöntemler ile düzeltilip, geriye dönüş de sağlanabilir. Ancak tekrar bu düzeltme işlemleri çok pahalı, zaman alıcı ve kesin sonuç garanti edilemez. Kadında tüp ligasyonu (tüplerin bağlanması) cinsel işlevleri etkilemez. Her iki tüp bağlandığı için yumurtalıktan gelen yumurta rahime ulaşamaz ve döllenmede engellenmiş olur.</p>
<p><strong>Erkekte uygulanan vazektemi</strong> (sperm kanalının kesilip bağlanması) yönteminde spermin mekanik olarak dışarı ulaşması engellenmiş olur. Erkekte cinsel istek ve tenksiyonlar yönünden bir bozukluğa neden olmaz. Geri dönülmesi güçtür, kalıcı bir yöntem olarak kabul edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/dogum-kontrol-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kitap okuma alışkanlığı</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/kitap-okuma-aliskanligi.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/kitap-okuma-aliskanligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 22:46:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çoçukların hırçın olduğu zaman yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı kazandırmanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı kazandırmanın toplumsal yararı nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı ne zaman kazandırılır]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kitap okuma alışkanlığının önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=4134</guid>
		<description><![CDATA[
ÇOCUKLARA OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMANIN YOLLARI
Kitabın, çocuklarda zihinsel, duygusal ve sosyal ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-4133" href="/yasam/aile-yasam/kitap-okuma-aliskanligi.html/attachment/yasam44-3"><img class="size-full wp-image-4133 alignleft" title="yasam44" src="/wp-content/uploads/2010/04/yasam44.jpg" alt="" width="248" height="306" /></a></p>
<p><strong>ÇOCUKLARA OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMANIN YOLLARI</strong></p>
<p>Kitabın, çocuklarda zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi büyük ölçüde etkilediği, bu sebeple çocuklarda “kitap okuma sevgisi”ni oluşturmanın çok önemli olduğu belirtildi.</p>
<p>Kitabın, çocuklarda zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi büyük ölçüde etkilediği, bu sebeple çocuklarda “kitap okuma sevgisi”ni oluşturmanın çok önemli olduğu belirtildi. Fatih Ruh Sağlığı Merkezi psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Sefa Saygılı, çocuklarda kitap okuma arzusunun, onlara kitap alarak, okuyarak, ve masal anlatarak uyandırılabileceğini söyledi. Saygılı okuyanların okumayanlara oranla daha başarılı olduklarını ve okumanın öneminin hayat boyu sürdüğünü kaydetti.</p>
<p>Okuma arzusunun sözle, nasihatle mümkün olmadığını; bunun, çocuğun içinde bulunduğu ortamdan özümlediği bir alışkanlık olduğunu ifade eden Doç. Saygılı şöyle devam etti: “Aile çevresinde kitaba ve okumaya yönelik olumlu ve teşvik edici tutumlar çocuğu kitap okumaya yönlendirecektir. Kitap sevgisi çocuk okula başlamadan önce başlar. Hatta bu eğitim 2 yaşından itibaren başlatılabilir. Çocuğun gelişme ve ilgisine uygun, dayanıklı kitaplar alınır ve çocukla beraber okunursa, onun küçük yaştan itibaren bu alışkanlığı edinmesi sağlanır.” Çocuğa kitap okurken sakin bir ortam seçilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Saygılı, “Çocuğu yanınıza ya da kucağınıza alın. Okurken onun da kitabın sayfalarını çevirmesine imkan tanınmalı. Okuma sırasında soru soran çocuğa okumayı keserek gereken cevap verilmeli ve daha sonra okumaya dönülmeli” şeklinde konuştu.</p>
<p>Çocukların sevdikleri kişilerin değer verdiği şeylere heves ettiklerini ve onlar gibi olmayı istediklerini belirten Doç. Dr. Sefa Saygılı şunları söyledi: “Sevdiklerinin kendisiyle oturup, zevkle ve acele etmeden kitap okuduğunu gören çocuk, bu ilgiden hoşlanır; bazen, tekrar tekrar aynı kitabı okumak, aynı masalı tekrar dinlemek ister, yetişkin yanlış yapar. Eksik bir şey söyler veya okursa, çocuk yapılan yanlışı hemen düzeltir.<br />
Kitaba ve beraber okumaya alıştırılan çocuklar, kısa zamanda kitapları da dost bilirler, onları beraberlerinde taşır, yataklarına bile götürürler.”</p>
<p><strong>Dikkat edilecek konular:</strong><br />
Doç. Saygılı, çocuklar için seçilecek kitaplar konusunda ise şu noktalara dikkat çekti:<br />
• İri harflerle, renkli, sade resimle bezenmiş çocuk kitapları çocuğu harflerin şekillerine alıştırır, onları tanıma söyleme isteği uyandırır, düzgün cümle duymaya ve kullanmaya yöneltir.</p>
<p>• 3-6 yaş çocuğu için kitap seçerken, bunların çocukların ilgisini çekecek nitelikte olmasına dikkat etmelidir. • 6 yaş çocuğu yatağa yattıktan sonra yarım saat kendisine kitap okunmasını veya kitaplara bakma fırsatı vermesini ister. • Kitabın resimleri sade ve gerçeğe yakın renk ve çizgilerle bezenmiş olmalı; büyükçe ve kalın harflerle yazılmalı; resmi bol, yazısı az ve kalın kağıda basılmış olmalıdır.</p>
<p>• Hikaye ve masalların konusu günlük yaşantı ve ilginç olaylardan seçilmeli; kısa ve anlamlı olmalı; anlatım şekli canlı fakat aşırı dramatik ve korkutuculuktan uzak tutulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/kitap-okuma-aliskanligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ağlayan bebek nasıl sakinleştirilir</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aglayan-bebek-nasil-sakinlestirilir.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aglayan-bebek-nasil-sakinlestirilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 01:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebek]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebek için ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebek nasıl sakinleştirilir]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebek nasıl susturulur]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayan bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[çok ağlayan bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çok ağlayan bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=3338</guid>
		<description><![CDATA[
AĞLAYAN BEBEKLERİ SAKİNLEŞTİRME YÖNTEMLERİ
Tüm bebekler ağlayarak büyür bu bir gerçektir. ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-3337" href="/yasam/aile-yasam/aglayan-bebek-nasil-sakinlestirilir.html/attachment/aile44"><img class="size-full wp-image-3337 alignleft" title="aile44" src="/wp-content/uploads/2010/03/aile44.jpg" alt="" width="350" height="233" /></a></p>
<p><strong>AĞLAYAN BEBEKLERİ SAKİNLEŞTİRME YÖNTEMLERİ<br />
</strong>Tüm bebekler ağlayarak büyür bu bir gerçektir. Fakat bazen karnı tok, altı kuru, gazı yok ve hiç bir hastalığı olmadığı halde huysuzluk ederek ağlamaya başlar ve susturmak zor olur. İşte böyle durumlar annelerin eli ayağına dolaşır ve ne yapacaklarını bilemezler. Bu gibi durumlarda yapılabilecek bazı rahatlatma haraketleri vardır. Tabiki tüm bunları bebeğimize sevgimizi hissettirerek yapmak şarttır. Bebeğimizi en iyi sakinleştirecek şey sevgimizdir.</p>
<p><strong>İşte size denemeniz için birkaç teknik:</strong></p>
<p><strong>Yeni Pozisyonlar</strong></p>
<p>Bebeğinizin başı bileğinize gelecek şekilde ve parmaklarınızı bacağına dolayarak yüz üstü yatırın.<br />
Bebeğinizi sırtı göğsünüze gelecek şekilde elinizde oturtun. Diğer elinizi göğsüne koyun ve parmaklarınızı üst koluna dolayın.<br />
Bebeğinizi omzunuzun üzerine kaldırın böylece midesi omuz kemiğinize baskı uygulayacak.<br />
Bebeğinizi karnından sıkıca tutarak kollarınızda sallayın.</p>
<p><strong>Ritmik Hareketler</strong></p>
<p>Etrafı dolaşın.<br />
Yerden yukarı doğru dikey olarak sallayın.<br />
Ayaktayken ileri geri yada bir yandan diğerine sallanın.<br />
Rahat bir sallanan sandalyede ileri geri sallanın.</p>
<p><strong>Sıcaklık</strong></p>
<p>Bebeğinizi battaniyeyle sıkıca kundaklayın.<br />
Bebeğinizi kendinize yakın tutun, böylece sizin sıcaklığınızı hissedecek.<br />
Bebeğinizin uyku alanına ısı veren koruyucu koyun, böylelikle çarşaflar ısınır. Yeteri kadar ısındığından emin olduktan sonra koruyucuyu kaldırın.<br />
Bebeğinizi kucağınızda yüzüstü sıcak su şişesinin üzerine yatırın.</p>
<p><strong>Sakinleştirici Sesler</strong></p>
<p>Yumuşak ve alçak bir ses tonuyla güven veren kelimeler söyleyin.<br />
Sevdiğiniz şarkıları mırıldanın.<br />
Bebeğinizin alışması için, süpürgenin, bulaşık ve çamaşır makinesinin çıkardıkları sesleri kaydedin ve bebeğinize dinletin. Radyo istasyonlar arasında statik kaldığında, odasındaki vantilatör yada nemlendirici bazen muziplik yapabilir.<br />
Klasik müzik, yumuşak rock ve yumuşak jazz dinletin. Lütfen heavy metal dinletmeyin! Bu bebeği sinirli yapar.</p>
<p><strong>Dokunuş</strong></p>
<p>Bebeğinize boynundan aşağıya doğru yumuşak bir şekilde masaj yapın.<br />
Sırtını ve poposunu okşayın yada ovalayın( hafifçe vurun).<br />
Sıcak bir odada, bebeğinizi sert bir yüzey üzerine yatırıp göbeğini saat yönünde hafifçe ovalayın. Eğer rahatsızlığının sebebi gaz ise, bu hareket rahatlamasını sağlayacaktır. Daha sonra bacaklarını karnına doğru itin, böylelikle gazından kurtulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/aglayan-bebek-nasil-sakinlestirilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ahmet maranki anne sütünü artıran besinler</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/ahmet-maranki-anne-sutunu-artiran-besinler.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/ahmet-maranki-anne-sutunu-artiran-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 00:33:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki anne sütünü artıran besinler]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki anne sütünü artırmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet maranki anne sütünü ne artırır]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü nasıl artar]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü yapan yiyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütünü azaltmadan zayıflama yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=3243</guid>
		<description><![CDATA[
ANNE SÜTÜNÜ ARTIRAN BESİNLER
Anne sütünün önemi hergün bir kez daha ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-3242" href="/yasam/aile-yasam/ahmet-maranki-anne-sutunu-artiran-besinler.html/attachment/aile82"><img class="size-full wp-image-3242 alignleft" title="aile82" src="/wp-content/uploads/2010/03/aile82.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a></p>
<p><strong>ANNE SÜTÜNÜ ARTIRAN BESİNLER</strong></p>
<p>Anne sütünün önemi hergün bir kez daha kanıtlanıyor. Özellikle ilk 6 ayda bebekler mutlaka anne sütü ile beslenmelidir. Uzmanlar bebeklerin sağlıklı gelişimi için anne sütünün önemini vurguluyor. Anne sütünü artırmak için Ahmet Maranki aşağıda sıraladığımız besinleri tüketmek gerekir diyor.</p>
<p><strong>Anne sütünü artıran gıdalar:</strong></p>
<p><strong>İncir </strong>: Anne sütünü artırdığı gibi, kış aylarında vücut direncini de arttırır. Çeşitli sağlık sorunlarına karşı vücuda dayanıklılık ve kuvvet kazandırır.</p>
<p><strong>Beyaz Üzüm</strong> : Yeni doğum yapmış annelerin sütünü artırdığı gibi tam bir kalp dostudur.</p>
<p><strong>Tahin Helvası</strong> : Anne sütünü artırıcı etkisinin yanında balgam söktürücü ve saç dökülmesini engelleyici özellikleri de vardır. Ayrıca sedef, egzama gibi hastalıklara da iyi gelir.</p>
<p><strong>Dereotu</strong> : Anne sütünü artırması için tüketilmesi gereken etkili gıdalardan biridir.</p>
<p><strong>Beyaz Dut ve Dut Kurusu</strong> : Bebek emziren annelerin sıklıkla tüketmesi gereken bir gıdadır. Bebek emziren annelerde vücudun güç kaybına karşı vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü artırdığı gibi kansızlığa da iyi gelir. Karaciğeri besler. Ateş düşürür. Bademcik, boğaz iltihaplarına ve öksürüğe karşı faydalıdır.</p>
<p><strong>Anne sütünü Azaltan Yiyecekler</strong></p>
<p>Bebek emziren annelerin yememesi gereken yiyecekler de vardır. Tabi genel olarak bu gıdalar da vücuda faydalıdırlar fakat anne sütünü azaltırlar. Bu yüzden sütünün azalmasını istemeyen anneler nişasta ve nişastalı gıdalardan, maydanoz, nane ve turşu yemekten kaçınmalıdırlar.</p>
<p>kaynak:  www.maranki.com sorularınız için info@maranki.com </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/ahmet-maranki-anne-sutunu-artiran-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çocuğa hayır demek</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/cocuga-hayir-demek.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/cocuga-hayir-demek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 10:22:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa bağırmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa hayır demek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa hayır demek çözüm değil]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa hayır diyebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa nasıl davranmalı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa nasıl davranmalıyım]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum ve ben]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun eğitim hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun eğitiminde ailenin önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=2814</guid>
		<description><![CDATA[
ÇOCUKLARDA DİSİPLİN SAĞLAMA
Aile olarak huzurlu ve mutlu olabilmek için yaşantımızda ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="/yasam/aile-yasam/cocuga-hayir-demek.html/attachment/aile18"><img class="size-full wp-image-2813 alignleft" title="aile18" src="/wp-content/uploads/2010/03/aile18.jpg" alt="" width="250" height="250" /></a></p>
<p><strong>ÇOCUKLARDA DİSİPLİN SAĞLAMA</strong></p>
<p>Aile olarak huzurlu ve mutlu olabilmek için yaşantımızda belli kurallar koyup bunları uygulamak zorunludur. Çocuğumuza da evimizde ve ailemizde belli kurallar olduğunu ve bu kurallara uymamız gerektiğini öğretmeliyiz. Eğer kurallara uymazsak mutlu ve huzurlu olamayacağımızı anlatmalıyız. Akşam yatma saati, yeme düzeni, tv seyretme, diş fırçalama gibi konularda yapması gerekenleri söylemeliyiz. Eğer kurallara uymazsa neler olacağını da öğütlemeliyiz. Kurallarımızı uygulama aşamasında neler yapabiliriz. Kurallarımıza uyma konusunda karşı çıkan çocuğumuzun davranışından öncesini ve sonrasını inceliyelim.</p>
<p><strong>Davranıştan önce;</strong></p>
<p>* <strong>Önleyici açıklama yapmak</strong>, kuralları öğretmek :Sokakta ağlayarak bir şey istemesinden ne kadar rahatsız olduğunuzu, nasıl davranması gerektiğini belirtmek.</p>
<p>*<strong> Çevreyi, koşulu değiştirmek</strong>:Sokağa çıkar çıkmaz tuvalet ihtiyacını gidermek için tuvalet aramamak için evden çıkmadan önlem almak, yemek zamanında zor yemek yiyorsa yemek öncesinde abur cubur yemesini engellemek ya da yemek saatini değiştirmek.</p>
<p>* <strong>Örnek olmak</strong> : Anne Baba olarak model olmak. Kitap okuma alışkanlığı olmayan ebeveynlerin çocuklarının kitap okumalarını beklemesi, çocuklarının küfürlü konuşmasını istemeyen anne babanın, kendisinin küfürlü, argo konuşması gibi.</p>
<p>*<strong> Aşamaları öğretmek</strong> :Odasını toplama beklentiniz ne kadar gerçekçi oluyor. Odasını nasıl toplaması gerektiğini aşama aşama öğretmelisiniz. Arabalar buraya, Legoların kutusu bu, şeklinde yardım etmelisiniz.</p>
<p><strong>Sorun sırasında;</strong></p>
<p>*<strong> Gerçek sebebi anlamaya çalışmak</strong>: Çocuk için sorunu yaratan durumun altında bir engellenmişlik ya da başka istek ve ihtiyaçlar olabilir. Anne-babasının yanında korku sebebiyle yatmak isteyen çocuk, doyuma ulaşmamış bir sevgi gereksiniminde olabilir.</p>
<p>* <strong>Alternatifler sunmak</strong> :Makyaj malzemelerinizi karıştırıyorsa ona benzer çocuk malzemeleri almak, ablasının defterini karalıyorsa ona başka bir defter almak.</p>
<p>* <strong>Duygularınızı belirtmek</strong> :“Yemeğini yemediğin zaman üzülüyorum, beslenemediğini düşünüyorum.””Arkadaşına vurduğun zaman onun canı yanıyor, çok üzülüyor.”</p>
<p><strong>Sorundan sonra;</strong></p>
<p>*<strong> Sonuçları değerlendirmek</strong> :“Bak odan toplu olmayınca, aradığın oyuncağı bulamıyorsun.”<br />
* <strong>Sonuçları yaşamasına izin vermek</strong> Duvarını boyayan çocuğun, duvarı temizlemesini sağlamak.</p>
<p>Anne Babaların bu stratejileri oluştururken ortak tavır alması, birinin hayır dediğine diğerinin evet dememesi, kararlı ve tutarlı davranmaları istenen davranışları geliştirmesine yardımcı olacaktır. “Hadi bu seferlik izin veriyorum.” “Al da sus yeter ki !” yaklaşımları tutarsız yaklaşımlardır. Çocuğa verilen mesajlar karışır; çocuk neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamakta güçlük çeker. Deneme ve isyanı körükler, öğrenmeyi ve sorumluluk kazanmayı engeller.</p>
<p><strong>En çok hangi hataları yaparlar:</strong></p>
<p>Hata tanımı çocuğun yaşına, mizacına, aile yapısına göre değerlendirilmelidir. Anne babasına 3-4 yaşında tekme atan, ona sen pissin, çöpsün diye kendince öfkesini gösteren çocukla, 9 yaşındakinin benzer davranışları aynı değildir. Ebeveyni rahatsız eden genelde, ağlayarak isteklerini belirtmesi, nedensiz huzursuz ağlaması, arkadaşlarına vurması, ısırması, küfürlü konuşması ev eşyalarına zarar vermesi, tuvalet eğitimini aldığı halde evde yere tuvaletini yapması, bir başkasının yanında farklı davranışlar sergilemesi, yatma saatinde yatmaması, tv’nin başından kalkmaması, yemeğini yememesi gibi davranışlardır. Bu hataların devamını sağlayanlar ise ailelerin şu tür yaklaşımlarıdır;</p>
<p>* Çocukta görülen istenmeyen davranışın bir süre sonra kendiliğinden geçeceği inancı,<br />
* Çocuğun anne babayı duymazdan gelmeye neden olan bıktırıcı tekrarlar ve hatırlatmalar,<br />
* Konuşmalar, ders vermeler, söylevler,<br />
* Onaylandığını düşündüren, yanlış davranışı görmezden gelmek,<br />
* Açık olmayan direktifler “birbirinizle güzel güzel oynayın” gibi çocuk burada güzel oyun oynamak nasıl olacak anlıyamaz.<br />
<a rel="attachment wp-att-2812" href="/yasam/aile-yasam/cocuga-hayir-demek.html/attachment/42-17761665"><img class="aligncenter size-full wp-image-2812" title="42-17761665" src="/wp-content/uploads/2010/03/aile19.jpg" alt="" width="180" height="226" /></a></p>
<p><strong>Çocuğa hangi noktada “hayır” denmelidir:</strong></p>
<p>Kabul sınırlarınızı aşan durumlarda, davranıştan önce kuralı öğrettiğiniz durumlarda, sık tekrarlanan durumlarda kararlı ve tutarlı “hayır” denmesi davranışın yeniden düzenlenmesine başlangıç olacaktır. Hayır demek ceza demek değildir. Çocuğa gösterilen bir tavırdır.<br />
“Hayır” çocuğun yaşına, kişilik yapısına ve özel durumlara göre düşünülmelidir. 3 yaşında yemeğini üstüne dökmeden yemesi beklenemez. Çocuğa kuralların nedeni anlatılmalıdır. Beklenen davranış açıklanmalı, hangi davranışın, ne zaman beklendiği açık bir dille öğretilmelidir. Kuralların uygulanmasında çocuğa aktif rol ve sorumluluk verilmelidir. Beklendik davranışlar veya ona yakın olanlar ve çabası takdir edilerek pekiştirilmelidir.<br />
Kısıtlayıcı sınırlar ve aşırı kontrol ,denemek ve keşfetmek için çocuğa çok az özgürlük sunar. Tamamen yetişkine ait bir kontrol çocuğun özdenetimi geliştirmesini engeller. Öğrenme ve sorumluluk kazanmayı engeller, çocukta isyanı körükler. “Hayır” lar çocuklara sınırları öğretmek, elindekilerle tatmin olmasını sağlamaktadır. Sorumluluk ve özgürlüğün aile bireyleri arasında sağlıklı dağılımı söz konusudur. Anne baba ve çocuğun hakları güvence altındadır. Sınırların ihlal edilmesi durumunda nelerle karşılaşacağı, önceden tüm taraflar tarafından bilinir. Ağlayarak oyuncağa ulaşamayacağını bilir. Öğrenmeyi ve sorumluluk kazanmayı arttırır, işbirliğini ve ilişkileri düzenler.</p>
<p><strong>Ebeveyn çocuğun isteklerini yapmadığında suçluluk psikolojisinden nasıl kurtulabilir:</strong></p>
<p>Suçluluk psikolojisi yanlış yaptığına inanmaktır. Çocuğun özdenetimini sağlayacak yaklaşımların sonuçları ebeveynin doğru yaptığını gösterecektir. Eğer sorun sürüyorsa ya fazla katı, ya tutarsız ya da sınırsız bir yaklaşım söz konusudur. Çocuğa sınır koymak, yanlış davranışları önlemek, kuralları net ve anlaşılır şekilde öğretmek için ihtiyaç duyulan yöntemleri sağlar. Sağlıklı sınırlar konulduğunda öğütlere, tehditlere, cezalar, rüşvetlere gerek kalmayacaktır. Çocuklar yaşadıkları dünyanın kurallarını anlamak isterler ve buna ihtiyaçları vardır. Onlardan ne beklendiğini, insanlarla birlikteyken nerde duracaklarını, ne kadar ileri gidebileceklerini ve çok ileri gittiklerinde nelerle karşılaşacaklarını bilmek isterler. Sınırlar çocukların araştırma yapmalarına yardımcı olur. Neden sonuç ilişkilerine bu şekilde ulaşırlar. Sınırlar ilişkileri tanımlar kim ebeveyn? Kim çocuk? Ve sınırlar güvenlik sağlar. Çocuklar anne babalarından “anne-baba” olmalarını isterler. Anne babalarının sınırları belirlemede kararlı olmalarını ve kendilerine güvenecekleri sınırları sağlamalarını beklerler.</p>
<p>*<strong> KARARLI VE TUTARLI BİR TUTUM SERGİLEYİNİZ.<br />
* MESAJLARINIZ ÇOCUĞU DAVRANIŞI ÜZERİNE OLSUN.<br />
* DOĞRUDAN VE BELİRGİN İFADELER KULLANINIZ.<br />
* NORMAL BİR SES TONU KULLANINIZ.<br />
* SONUÇLARLA YÜZLEŞTİRİNİZ.<br />
* SÖZLERİMİZ DAVRANIŞLARIMIZLA DESTEKLENMELİDİR.</strong></p>
<p>Şeyda Özdalga<br />
Psikolog</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-yasam/cocuga-hayir-demek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aile içi şiddet ve yapılması gerekenler</title>
		<link>https://kadinlariz.com/yasam/aile-ici-siddet-ve-yapilmasi-gerekenler.html</link>
		<comments>https://kadinlariz.com/yasam/aile-ici-siddet-ve-yapilmasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 16:50:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi şiddette başvurulacak kuruluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[kaba kuvvete karşı kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet gören kadın ne yapsın]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet gören kadın nereye gitmeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kadinlariz.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[
AİLE İÇİ ŞİDDET 
Aile içi şiddet, aile üyelerinden birinin ailenin ...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-526" title="aile17" src="/wp-content/uploads/2009/11/aile17.jpg" alt="aile17" width="300" height="200" /><br />
<span style="color: #0000ff;">AİLE İÇİ ŞİDDET </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Aile içi şiddet, aile üyelerinden birinin ailenin diğer üyelerine karşı gösterdiği her türlü saldırgan davranıştır. Aile içi şiddet sadece kaba kuvvet değildir. Herhangi bir konuda kişiyi isteği dışında bazı şeylere zorlamakta şiddettir. Bilinenden daha yaygın olan aile içi şiddet, insanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklukta şiddet gören çocuklar ileri yaşamlarında bir çok ruhsal sorun yaşamaktadırlar.</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">ŞİDDET GÖREN KADINLAR</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Aile içi şiddet gördüğü halde evliliğini sürdürmek zorunda kalan pekçok kadın vardır. Yaşadıkları şiddete katlanmalarının ilk ve en büyük sebebi çocuklarını düşünmeleridir. Bir diğer neden ekonomik gücün olmayışıdır. Bir nedenide boşandıklarında karşılaşacakları tepkidir. Dul bir kadın toplum tarafından kabul edilmez duygusu kadınları şiddete boyun eğmeye iten bir sebeptir. Bu durumda şiddete maruz kalan kadınların kendisini ve çocuklarını korumaya çalışmaktan başka yapabileceği bir şey yoktur. </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">Alınabilecek önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz:<br />
</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Eşinizin sakin olduğu bir zamanda onunla konuşmayı deneyin. Fakat konuşurken asla suçlayıcı olmayın ve haklı olduğunuzu kabul ettirmeye çalışmayın. Eşinizin duygularını, onu saldırganlaştıran durumları anlamaya çalışın.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">* </span><span style="color: #000000;">Eşiniz ile konuştuğunda etkili olabilecek bir akrabanızdan yada tanıdığınızdan yardım alın. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Eşinizdeki şiddet ruhsal bir hastalık seviyesindemi bunu anlamaya çalışın. Eğer böyle ise bir pisikologtan yardım almalısınız.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><img class="alignleft size-full wp-image-525" title="aile16" src="/wp-content/uploads/2009/11/aile16.jpg" alt="aile16" width="188" height="250" /></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Eşinizle mutlu olduğunuz zamanları düşünün. İyi geçindiğiniz zamanlarda birbirinize nasıl davranırdınız belirleyerek, bunları daha çok gösterebilmenin yollarını bulmaya çalışın. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Şiddete maruz kalanların ruh sağlıkları bozulmaktadır. Kendinizde böyle bir ruhsal bozukluk hissediyorsanız mutlaka bir psikiyatr uzmanından yardım almalısınız.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">&#8220;Bir çocuğumuz olursa belki düzelir&#8221; düşüncesine asla kapılmayın. İlişkinizi iyice gözden geçirip en uygun zamanı bekleyin. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Mümkünse bir işe girip ekonomik özgürlüğünüzü kazanmaya çalışın. Toplum örgütlerine katılmanızda faydalı olacaktır. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Eşiniz nasıl bir kişilik yapısına sahip bunu öğrenmeye çalışın. Bu tip kişilik yapısına sahip insanların ne tür davranışlar gösterdiğini ve onlarla nasıl baş edilebildiğini öğrenmeye çalışın. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #0000ff;">*</span>Eşiniz saldırgan bir tavır içine girdiğinde sakin kalmaya çaba gösterin. Eğer sizde öfkelenirseniz saldırganlığı daha çok artar. Onun sizi anlamasını ve hak vermesini beklemelisiniz.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #0000ff;">*</span>Eşiniz şiddet gösteren davranışlar içine girdiğinde onu sakinleştirip yatıştırmaktan başka bir çareniz malesef ki yoktur. Onu daha çok kızdıracak davranışlarda bulunmayın yada sinirlendirecek sözler söylemeyin. Eşinizi neyin sakinleştireceğiniz bulup öyle davranmalısınız.<br />
</span><img class="alignleft size-full wp-image-524" title="aile20" src="/wp-content/uploads/2009/11/aile20.jpg" alt="aile20" width="267" height="200" /></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Kavga çıkacağını hissettiğinizde ortalarda kesici ve yaralayıcı cisimlerin bulunmadığı bir yere geçin. Banyo, tuvalet ve mutfak gibi yerlerden uzak durun. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Evden kaçmak zorunda kalırsanız nereye ve kime gidebileceğinizi belirleyin; yardım alabileceğiniz kişilerle önceden konuşun. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Eşinizden beklentileriniz nelerdir bir düşünün. Beklentileriniz gerçekçi olmalı, hiçbir zaman yapmadığı şeyleri yapmasını beklemeyin. Onun değişebileceğini düşünmeyin. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">*</span><span style="color: #000000;">Aile içi şiddet gören tüm bayanların yapası gereken en önemli şey sabretmektir. Sabırlı ve mutlu şiddetin olmadığı bir aile dileğiyle&#8230;</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;">ŞİDDET GÖREN KADINLARIN BAŞVURABİLECEĞİ YERLER:<br />
</span><span style="color: #000000;">ALO 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Dayanışma Hattı<br />
İl Sosyal Hizmetler Müdürlükleri<br />
Sağlık kuruluşları<br />
Polis Merkezleri, Jandarma Karakolları<br />
Cumhuriyet Savcılığı<br />
Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri<br />
Baroların Kadın Danışma Merkezleri ve adli Yardım Kurumları<br />
Kadın Sivil Toplum Kuruluşları</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kadinlariz.com/yasam/aile-ici-siddet-ve-yapilmasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

 Served from: kadinlariz.com @ 2016-04-05 01:48:25 by W3 Total Cache -->